22 Haziran 2010 Salı
Marisa Tomei de "Hakaan" Dedi


Hakan Yıldırım da artık Erdem Moralıoğlu ve Hüseyin Çağlayan gibi şov dünyasının parlak isimleri tarafından tercih edilen bir marka olmayı başardı. Rose Byrne'nin giydiği beyaz elbiseyle Hollywood dünyasına adım atan modacı, şimdi Marisa Tomei'yi giydirmeyi başardı. Los Angeles Film Festivali'ndeki "Cyrus" filminin galasında karşımıza çıkan Tomei, Hakaan'a ait 2010 sonbahar-kış koleksiyonundan siyah bir parça giymeyi tercih etti. Bu başarının devamının geleceğine inanıyorum.

Resimler için kaynak: RedCarpet-FashionAwards, JustJared

Etiketler: , ,

19 Ocak 2010 Salı
Ünlülerin Son Gözdesi: Alberta Ferretti


Bu haftanın modacısı kesinlikle Alberta Ferretti'ydi. Son bif hafta içerisinde birçok ünlü isim tarafından kıyafetleri tercih edildi. Altın Küre ödüllerinde Jeanne Tripplehorn ve Calista Flockhart'ın üzerindeki elbise İtalyan modacıya aitti.



"Sherlock Holmes" filminin yıldızı Rachel McAdams, modacının son müdavimlerinden olduğunu iyice pekiştirdi. Filmin galalarında Alberta Ferretti imzalı elbiseler taşımaktan büyük keyif aldı.



Altın Küre ödüllerinden sonra gerçekleşen partide Vanessa Hudgens, Critics's Choice ödül töreninde Sandra Bullock, katıldığı bir törende Olivia Wilde modacının son kreasyonundan parçalarla boy gösterdiler.

Resimler için kaynak: JustJared, RedCarpet-FashionAwards

Etiketler: ,

10 Aralık 2009 Perşembe
Bir Elbise, İki Ünlü


Üzeri çiçek işlemeli bu pembe elbise L'Wren Scott'a ait. Elbiseyi Nicole Kidman koleksiyonda sunulduğu gibi giyerken, Sarah Jessica Parker elbiseyi modifiye ettirerek mini straples versiyonunu giymeyi tercih etti. Bu aralar pembe rengi ve L'Wren Scott markası çok moda. Hal böyle olunca, aynı elbiseyi farklı şekillerde görmek de pek mümkün.

Resimler için kaynak: Life

Etiketler: , ,

21 Ağustos 2009 Cuma
Marc Jacobs, Miss Piggy'i Giydirecek


Modacı Marc Jacobs, bu hafta vaktini kukla aleminin en stil sahibi karakteri Miss Piggy ile New York Soho'daki Spring Street Showroom'unda takılarak geçiriyor. Bunun nedeni de, Piggy'nin New York Moda Haftası'nda ne giyeceği konusunda Jacobs'tan bir fikir almak istemesi. İkili, Eylül'de yapılacak olan 2010 ilkbahar-yaz koleksiyonlarının tanıtımında Miss Piggy'nin kıyafeti için hummalı bir şekilde çalışıyorlar.



Marc Jacobs ve Miss Piggy, daha evvel Miss Piggy'nin Chicago’s Glamorama 2009: Moda Gecesi ve Müzik Biletleri için giydiği couture elbiseyle ilgili olarak biraraya gelmişlerdi.

Kaynak: JustJared

Etiketler: ,

18 Ağustos 2009 Salı
Susam Sokağı Stili
80 ve 90'lı yıllarda TRT'de yayınlanan ve o zamanların çocuğu olan bizi ekrana kilitleyen "Susam Sokağı" isimli bir çocuk programı vardı. "Sesame Street"in Türkçe uyarlaması olan bu program bir mahalle ortamında geçiyordu ve programda gerçek kişilerin yanısıra kukla karakterler vardı. Bu kuklalar, yurtdışındaki karakterlerin aynısıydı, sadece isimleri Türkçe'ye uyarlanmıştı. Minik Kuş(Big Bird), Kırpık(Oscar the Grouch), Kurabiye Canavarı(Cookie Monster), Edi ve Büdü(Bert&Ernie), Açıkgöz(Grover) ilk akla gelen isimler. Bu efsanevi program 40.yılını kutlarken, Harpers&Bazzar dergisi Amerikan edisyonunun Eylül sayısında onlara yer verdi. Hem de derginin içeriğine uygun olarak modacılarla bu kuklaları biraraya getirerek. İşte karşınızda "Susam Sokağı Stili".


Üstteki çalışmada, Minik Kuş'umuz, Diane von Furstenberg ile sokakta buluşuyor ve biraz çene çalıyor.


Soldaki çalışmada çöplüklerin kralı Kırpık, şaşkın ve hayranlık dolu gözlerle Oscar De La Renta'nın kıyafetiyle poz veren modele bakarken görülüyor. Sağdaki karede ise pembe burunlu Açıkgöz ise Calvin Klein'in tasarımcısı Francisco Costa ile model arasında parmaklıklardan sarkıyor.


Yukarıdaki çalışmalardan ilkinde Elmo, lamba direğine tırmanmış, merakla Carolina Herrera'ya bakarken, ikincisinde Edi ile Büdü birbirine sarılmış, Derek Lam ve Thakoon Panichgul ile merdinvenelrde kameralara poz veriyor.

Rodarte'nin tasarımcı kızkardeşleri Kate ve Laura Mulleavy, arka fonda kurabiyeleri teker teker mideye indiriveren Kurabiye Canavarı ile, Vera Wang ise bizdeki versiyonda bulunmayan bir kukla karakteri olan Abby Cadabby ile çamaşırhanede kameralara poz veriyorlar.
Resimler için kaynak: Harpers&Bazaar

Etiketler: , ,

10 Ekim 2008 Cuma
Modacılardan Obama'ya Tam Destek


Yakında gerçekleşecek olan Amerikan seçimlerinde Obama'nın aldığı destek öyle noktalara ulaştı ki, şaşırılmayacak şey değil. Arkasında bu kadar basın ve ünlü desteğine rağmen seçimleri kazanamazsa bu işin içinde var birşey derim. Desteğin ulaştığı son nokta, ünlü markaların Obama'ya özel tasarladıkları ürünler.



Derek Lam, Diane von Furstenberg, Marc Jacobs, Rag and Bone, Zac Posen, Vera Wang gibi isimler çanta, tişört, kravat gibi giysi ve aksesuarlarla Obama'nın seçim kampanyasına tam destek veriyorlar. Paris Moda Haftası'nda Jean-Charles de Castelbajac ve Sonia Rykiel'in moda dünyasındaki 40.yılına özel tasarım yapan Rodarte'nin Obama baskılı bluzları da oldukça dikkat çekmişti.

Etiketler: , ,

16 Eylül 2008 Salı
Versace'den Kolaj Elbiseler


Uzun zamandır Versace'nin 2008 sonbahar-kış kreasyonuyla ilgili birşeyler yazmak istiyordum, kısmet bugüneymiş. Versace'nin Hollandalı kolaj sanatçısı Tim Roeloffs ile ortaklaşa çıkarttığı bu çalışmada Berlin'in manzara, sokak görüntülerinden bir kolaj oluşturulmuş ve sarı, fuşya ve mor renkli kumaşların üzerine fotomontaj tekniğiyle bu baskılar yerleştirilmiş. Berlin'de yaşayan Tim Roeloffs, hazırladığı 3 boyutlu desenlerle gerçekten de çarpıcı bir iş çıkartmış. Balenciaga da tam olarak bunun gibi olmasa da, 2008 ilkbahar-yaz koleksiyonunda ressam Monet'nin tablolarından yararlanarak çeşitli baskılar çıkartmıştı.

Etiketler: , ,

10 Temmuz 2008 Perşembe
Giambattista Valli'den Vazgeçemiyorum


Yeryüzünde bu derece yetenekli kaç modacı var ki? John Galliano, Karl Lagerfeld, Alexander McQueen, Christian Lacroix, Jean Paul Gaultier, Vivienne Westwood, Yohji Yamamoto, Marc Jacobs, Nicolas Ghesquiere, Miuccia Prada diye sırayla saysam bile yeterli değil. Onlara bir de Giambattista Valli'yi ekleyin, anlayın ne demek istediğimi. Modacının 2008-2009 sonbahar-kış koleksiyonu yine muhteşem, yine muuhteşem. Sade ve abartısız modelleri seviyorum; ama gelin görün ki Giambattista Valli yarattığı modelleriyle modaya ilişkin düşüncelerimi allak bullak ediyor.



Kıyafetlerinde origamik hareketlendirmeleri kullanmayı çok seven Valli, yine bolca kullandı bu detayı. Bunun dışında kürkler, fırfırlar, balon efektler, çiçekler süslüyor koleksiyonu. Pastel tonların dışında ağırlığı kırmızı ve siyah gibi ana renklere veriyor. Sofistike tasarımları sevenler Valli'yi hiçbir zaman gözardı edemez, aynen benim gibi!



Resimler için kaynak: Style

Etiketler: ,

17 Haziran 2008 Salı
Viktor&Rolf'un Bebekler Evine Buyurun


Hollandalı Viktor Horsting ve Rolf Snoeren Viktor&Rolf olarak 1993 yılında başlayan moda maceralarını farklı boyutlara taşımak istemişler ve 15 yıllık içinde tasarladıkları kıyafetlerden 55 tanesini Chucky'i andıran bebeklere giydirmişler. Hollanda'nın o soğuk, asil ve barok havasını kıyafetlerine işleyen Viktor&Rolf'un kaçık bebekleri Londra'daki Barbican Art Gallery'de sergileniyor. Üzerinde kırmızı harflerle "I Love You" yazan beyaz gelinliği Harper's Bazaar için gerçekleştirilen moda çekiminde Cate Blanchett'in üzerinde gördüğümü hatırlıyorum sanki.

Kaynak:Fabsugar

Etiketler: ,

10 Haziran 2008 Salı
En Sevdiğim YSL Elbiseleri
Geçtiğimiz günler hayatını kaybederek moda dünyasını yasa boğan Yves Saint Laurent ile ilgili hiçbir şey yazmadığımı farkettim. Kendisine buradan selam olsun, en sevdiğim tasarımlarını paylaşacağım sizinle.



Benim için YSL'in üç tane elbisesi var ki hem renkleriyle hem kumaşlarıyla büyüleyiciler. Julianne Moore'un önceki yıllarda Oskar ödül töreninde giydiği, kızıl saçlarıyla büyük bir uyum oluşturan yeşil straples elbisesi mesela. Portföy çantası, küpeleri bile yeşil rengindeydi ve o gecenin en şık ismiydi belki de. Kendisi Oskar ödülcüğünü kucaklayamasa bile Tom Ford imzalı YSL elbisesiyle benim için akademinin kırmızı halı ödülünü kaptı. Narin güzel Cate Blanchett'in mor şifon YSL elbisesi soluk tenine gelen bahar gibiydi. Biraz hüzünlü, biraz canayakın. İlk üçte yer alan bir diğer YSL elbisesi ise Mischa Barton'un muhteşem kırmızı straples elbisesiydi.



YSL deyince Nicole Kidman'dan bahsetmeden olmaz. Tom Cruise'dan ayrılınca oyunculuğunu konuşturmaya başlayan Nicole stiliyle de ikon haline gelmişti. Bunu Tom Ford'un YSL için tasarladığı elbiselere borçluydu birazcık da. Altın Küre ödül töreninde giydiği arkası uzun, önü kısa gri elbisesi buna bir örnek. Giyim konusunda kural tanımazlığı ve sıradışılığı ile tanıdığımız Chloe Sevigny'nin parlak sarı elbisesinin de, Eva Mendes'in turkuaz rengi üzeri siyah dantelli elbisesinin de benim için ayrı bir yeri vardır.



Başka örnekler vermek gerekirse; Gwyneth Paltrow'un vintage YSL elbisesi, Katie Holmes'un takım elbisesi ve Jennifer Aniston'un büzgülü, siyah şeffaf elbisesini de sayabilirim favorilerim arasında.

Etiketler: ,

9 Haziran 2008 Pazartesi
Alexander McQueen ile Gelen Küt Burunlu Ayakkabı Trendi


Ne zamandır açılışlarda, davetlerde, film festivallerinde rastlar olduk Alexander McQueen marka küt burunlu ayakkabılara. Yuvarlak ve sivri burunlu ayakkabıların yerini almaya aday bu ayakkabılar Sarah Jessica Parker, Gwyneth Paltrow, Victoria Beckham, Christina Aguilera gibi isimlerin gözdesi olmuş durumda. Siyah ve bakır renklisinden pembelisine, sateninden ruganına uzanan çeşit yelpazesi herkesin zevkine hitap ediyor etmesine de, bir de bütçeye hitap edebilse ne güzel olurdu!



Resimler için kaynak: JustJared

Etiketler: , , ,

20 Şubat 2008 Çarşamba
Blumarine'in Gülleri


Bugün Milano Moda Haftası ile ilgili siteleri kolaçan ederken Blumarine'in 2008 sonbahar-kış koleksiyonundaki üzeri güllerle detaylandırılmış pembe bir elbise dikkatimi çekti. Valentino'nun 2007 sonbahar-kış haute couture koleksiyonunda yer alan benzer bir parça vardı. Etek kısmı iri güllerle kaplıydı ve rengi daha soluk bir pembeydi. Birinci karedeki resim daha önce tasarlanan Valentino'ya, ikincideki ise Anna Molinari'nin baştasarımcısı olduğu Blumarine'e ait. Sizce de az da olsa benzerlik yok mu?

Etiketler: , ,

8 Şubat 2008 Cuma
New York'tan Yunan Tanrıçaları Geçti
Su gibi akıp duruyor dorik, ionik siluetler halinde tek omuzlu elbiseler. Yunan mitlerinden fırlamış tanrıçaları andıran modellerin, saçlarını saran yaprak taçları eksik sadece. Kaynağına doğru akan şelaleleri andıran bu elbiseler akıcılığını, yumuşaklığını ve klasik çizgilerini sanki masum ve kırılgan doğasına borçlu.



New York Moda Haftası son günlerini yaşarken tanrıçalara layık bu kıyafetlerin sergilenmesi gözümden kaçamazdı elbette. Marchesa, Reem Acra, Calvin Klein gibi romantik çizginin duayenleri bu asil havadan kendilerini alamamışlar yine. Yerleri süpüren drapeli elbiselerle kırmızı halının yıldızlarını giydirmeye çoktan heves etmişler.



Monique Lhuillier, Herve Leger de bu ihtişamın büyüsüne kapılanlardan. Yalnız tek farkla: Etek boyu daha kısa ve kesimler daha modern. Kumaşlar daha parlak ve degrade detaylı. Fena mı olmuş? Bence başarılı. Modern çağın tanrıçaları için gayet uygun.

Etiketler: , , ,

7 Şubat 2008 Perşembe
New York Moda Haftası'nda Başka Bir Çılgın Modacı:Anna Sui


New York Moda Haftası'nın adından en fazla söz ettiren modacılarından bir diğeri de Anna Sui'ydi. Sui'nin tasarımlarını genelde klasik, fazla abartılı olmayan kıyafetlerden hoşlanan ben bile çok beğendim. Betsey Johnson gibi 60'ların çiçek çocuklarını öne çıkaran Sui'nin tasarımları çok egzotik öğeler içeriyordu. Düz, ortadan ayrılmış saçların etrafını saran çiçek aplikeli taçlar, uzun kovboy çizmeler, boynu zincir gibi saran kat kat kolyeler, Uzakdoğu'nun bağrından kopan ikat kumaşlarla hacim verilmiş dökümlü tiril tiril elbiseler tam da rahatlığına düşkün hippilerin olmazsa olmazlarından.



Mor, pembe, mavi, turuncu-kırmızılarla sonbaharı renklendiren Anna Sui, koleksiyonunda Amerikan yerlilerini de unutmadı. Püsküllü detaylar, yine düz saçlar, çiçekli örgü taçlarla kızıl toprakların leydisi Pocahontas'ı podyumlara taşıdı adeta. Yani bizim hippilerin kızılderili adaşlarından pek bir farkları yoktu birkaç küçük ayrıntı dışında.

Etiketler: , ,

5 Şubat 2008 Salı
Betsey Johnson'dan Yine Uçarı Bir Koleksiyon

Uçuk tasarımcı Betsey Johnson yine hünerini gösterdi ve 2008 sonbahar-kış sezonu için ayrıksı ve çarpıcı bir koleksiyon hazırladı. New York Moda Haftası'nda hazırladığı kreasyonu sunan tasarımcının 60'lı, 70'li, 80'li yıllardan bir hayli esinlendiği gözlerden kaçmadı.

Enine Boyuna


80'lerin izlerini taşıyan kreasyonda çizgili trikolar, taytlar, parmaksız eldivenler, tozluklar, fermuarlı etek ve bluzlar ön plandaydı.

Rock Me Baby!


80'lerde altın çağını yaşayan heavy metal ve glam rock detayları da koleksiyonda oldukça yer tutuyordu. Deri ceket- şortlar, leopar desenli taytlar, dantelli file çoraplar, krepe uygulanmış iri su dalgalı saçlar o yılların vazgeçilmeziydi. Keza çılgın modacı çoğu koleksiyonunda 80'lere atıf yapmayı sever.

Çiçek Kız



60'lı yılların sonunda ortaya çıkan çiçek çocuklar mini elbiseleri, uzun çizmeleri, kemerler, berleri ve renkli çerçeveli gözlükleri ile hippi-bohem akımının öncülerindendi. Johnson koleksiyonunda bu temalara da ağırlık vererek bir nevi çiçek çocukları günümüze taşıdı.

Etiketler: , ,

4 Şubat 2008 Pazartesi
Herve Leger ile Nihayet
"Herve Leger Şubat'ta Podyumlarda" başlıklı bir yazım vardı. Evet, şükür ki o günü gördüm en sonunda. Ben heyecanla bu şovu bekleye durayım, New York Moda Haftası'nda Herve Leger için hazırladığı 2008 Sonbahar-Kış koleksiyonu ile Max Azria şova damgasını vurdu bile. Yeni koleksiyonu ben çok beğendim. En beğendiğim kıyafetleri sizinle paylaşacağım. Bunun dışında şovu izlemeye gelen ünlülerin giydikleri Herve Leger imzalı kıyafetlerden bazıları da bayağı ilgimi çekti.



Bandaj elbiseleriyle moda dünyasında kendine yer edinen Herve Leger'in bu son koleksiyonunda yine pastel renkler, mini elbiseler dikkat çekiyordu. Lacivert, bordo ve petrol yeşili gibi renklerin de kullanıldığı şovda elbiselerin omuz kısmına, etek ucuna eklenen iri çiçek aplikeler de görülmeye değerdi.




Markanın son kreasyonunu izlemeye gelen ünlüler arasında Herve Leger yarışı vardı adeta. En güzel elbiseleri taşıyanlar ise Joy Bryant, Joss Stone (giydiği kıyafet Lindsay Lohan'ın elbisesini andırıyordu), Rose McGowan ve Amy Smart (Charlize Theron'un 90lı yılların sonunda bir galada giydiği şarap rengi Herve Leger elbisenin aynı) tı.

Etiketler: , , ,

17 Ocak 2008 Perşembe
Türk Modacı Erdem Fabsugar'da


Devamlı takip ettiğim sitelerden biridir Fabsugar. "Designer Spotlight" bölümünde Türk modacı Erdem'in işlendiğini görünce bu konuyu es geçmeyeyim dedim. Dice Kayek, Yazbükey, Hüseyin Çağlayan, Atıl Kutoğlu, Rıfak Özbek by Pollini, Bora Aksu derken Erdem Moralıoğlu'nun da yurtdışında bilinirliğinin artması güzel birşey. Site Erdem Moralıoğlu'nun moda geçmişini ve 2006 yılından bu yana gerçekleşen şovlarından dikkate değer çalışmalarını sunuyor modaseverlere. Bir göz atın derim.

Etiketler: ,

23 Aralık 2007 Pazar
Hollywood Yıldızlarının Vazgeçemediği Modacılar
Elbise seçmek bir hünerdir. Bizi yansıtan, güzelliğimizi ön plana çıkartan, kusurlarımızı örten kıyafetler seçmeye çalışırız hepimiz. Ünlüler de durum farklı değil. Bu yüzden yıldızların çoğu bedenlerini, stillerini iyi tanıyan modacılarla çalışmak ister. Hatta bazıları bir tasarımcının kıyafetlerine takılmaya görsün, neredeyse bütün davet ve törenlerde karşımıza o modacının tasarımlarıyla çıkar.




Renee Zellweger'in Carolina Herrera takıntısını bilmeyen yoktur. Hemen her davette Herrera'nın straplez, kuyruklu elbiseleriyle görmeye alışık olduğumuz Renee'nin yanlış bir seçim yaptığını söyleyemem; ama arada bir değişiklik yapıp kendisine ve stiline renk katabilir.



Cate Blanchett'in tarzını her zaman beğenmişimdir. Klasik şıklığın yanısıra aykırı, gösterişli bir imaj da sergileyen yıldız bunu Armani'nin ışıltılı elbiselerine borçlu. Genelde seçimlerini Armani Prive'ın ışıltılı, parlak, metal ve altın işlemeli kıyafetlerinden yana kullanan Blanchett gerçekten de göz alıcı stil anlayışına sahip.




Charlize Theron denince aklıma Dior, Dior denince Charlize Theron gelmiştir hep. Çingene ruhlu John Galliano ile sıkı dost olan Theron, modacı sayesinde tam kırmızı halı yıldızı. Altın Küre ve Akademi ödüllerinde hemen onun akla gelmesi hiç de şaşırtıcı değil. Birlikte iyi iş çıkartıyorlar vesselam.



Bir zamanlar başarılı, şaşmayan kıyafet seçimleriyle benim stil perim olan yaşlandı mı nedir? Son birkaç yıldır kendisine hiç yakışmayan elbiselerle boy gösteriyor Hollywood podyumlarında. Popüler modacıları çok seven Nicole, Tom Ford, Gucci'den ayrıldıktan sonra Balenciaga'dan Nicolas Ghesquiere'nin şefkatli kollarına attı kendini. Allahtan arada Balenciaga var da arada takıldığı o kötü elbiseleri görmezden gelinebiliyor. Balenciaga'nın kırık beyaz, narin elbiselerinin içinde adeta bir prensese dönüşen Nicole'un daha da toparlanması lazım.




Katie Holmes
, Tom Cruise ile birlikte olmaya başladı başlayalı tarzı da değişti. Cruise'un tarikattan arkadaşı Armani'yi Katie'ye empoze etmesinden sorna, Armani'nin şıkğından ödün vermeyen tasarımları içerisinde adeta başkalaşım geçirdi. Hele bir de saçlarını Victoria gibi küt kesip kahkülleriyle yüzünün güzelliğini ön plana çıkarttıktan sonra kendisinin adını daha da sık duymaya başlar olduk.



İri, yeşil gözleri, doğal kalın kaşları ile bir su perisini andırıyor Jennifer Connelly. Elbise seçimleri de her zaman tarzına göre, bazen sade, gösterişten uzak ve şık; bazen meydan okuyan, herkesten farklı. Bunu sağlamasında en büyük etken tabii ki Balenciaga. Birliktelikleri 2002 Akademi ödül törenlerinde başlayan ikilinin ilişkisi Charlize Theron-Dior birlikteliği gibi günümüze kadar devam etmekte. Ghesquiere'nin sıradışı, cesaret isteyen kıyafetlerini başarıyla taşıyan yıldız tarzından ödün vermeyen, iddialı stil duygusuyla her zaman benim stil ikonlarım arasında yer alacak.




Küçük kız havası hiçbir zaman kaybolmadı yüzünden. O yüzden kıyafet seçimleri de masal prenseslerine öykünen, arada sırada yaptığı yaramazlıkları bile sevimli gösterebilen bir gidişat içinde
Kirsten Dunst'ın. Christian Lacroix'nın abartılı, çılgın ve tatlı-seksi tasarımlarını seven Kirsten bazen gerçekten de rüküş olabiliyor; ama sonradan bunu toparlamasını iyi biliyor. Ne de olsa henüz 20'li yaşlarında. Örnek aldığı ablaları bile bu yanılgıya düşebilirken onu çok fazla eleştirmemek lazım.




2006 yılından beri
Nina Ricci ile çalışmaya başlayan Reese Witherspoon en sonunda tarzını buldu desek yeridir. 2005 Altın Küre ödül töreninde giydiği elbisenin 2003 yılında Kirsten Dunst tarafından giyildiğini öğrenince modacılara küsen yıldız çareyi adı moda dünyasında çok da sükse olmayan bir tasarımcıyla çalışmakta aradı ve buldu da. 2006 Altın Küre ödül töreninde aynı yanılgıya düşmemek için kendisini Nina Ricci'nin emin ellerine teslim eden Reese, bence son dönemde kırmızı halının parlayan yıldızı. People okurlarının bu sarı, straplez elbiseyi 2007'nin en iyi kıyafeti olarak seçmesi boşuna değil. Bu ödül Reese'nin Nina Ricci ile çalışarak ne kadar başarılı bir seçim yaptığını bir kez daha gözler önüne seriyor.




Salma Hayek, Rachel Weisz, Claire Danes gibi isimler Kübalı modacı Narciso Rodriguez'in elbiselerinden vazgeçemiyorlar. Sofistike güzel Claire tarzını tamamlamak için onun tasarımlarından yardım alıyor, Rachel Weisz siyah-beyaz aşkını onun kıyafetleriyle perçinliyor, Salma Hayek kadınsı ve dolgun hatlarını cüretkar bir şekilde sergilemek istediğinde hemşehrisinin kapısını çalıyor. Fena da yapmıyorlar hani.

Not: Bir sonraki yazımda, ele aldığım bu ünlü isimlerin stil hayatlarında yardımcı rollerde bulunan diğer modacılarla ilişkilerini konu edineceğim.

Etiketler: ,