15 Eylül 2008 Pazartesi
2009 İlkbahar-Yaz New York Moda Haftası Üzerine Derin Analiz
Bir New York Moda Haftası daha geldi, geçti. 2009 ilkbahar-yaz kreasyonlarının tanıtıldığı moda haftasında birbirinden ünlü modacıların tasarımları birbirleriyle yarıştı adeta. Benim en beğendiğim koleksiyonlara J.Mendel, Monique Lhuillier, Naeem Khan, Marchesa, Marc Jacobs, Anna Sui ve Reem Acra imza attılar. İşte New York'tan yaz modasına ait satırbaşları:

Diane von Furstenberg



Belçika asıllı modacının son koleksiyonu sanki 68'lere ithaf edilmiş gibiydi. Çiçek baskılı bol elbiseler, saçları süsleyen çiçek taçlar, rengarenk ve rahat bir yaz müjdeliyor.

J.Mendel



J. Mendel'i neden severim? Gece kıyafetleri oldukça başarılıdır çünkü. Abiye kıyafetler konusunda diğer meslektaşlarına nazaran daha sade, yumuşak hatları vardır kıyafetlerinin. Bu sezon da bundan vazgeçmiyor ve pastel tonların ağırlıkta olduğu bir koleksiyonla karşımıza çıkıyor.

Monique Lhuillier



Monique Lhuillier'nin kızları 2009 yazında daha kışkırtıcı olacak. Renkler daha canlı, kumaşlar uçuş uçuş. Sarı-beyazlı ipek elbisesi güneş tanrıçasına layık. Bir not daha: Anlaşılan 2009 yazında da boyun kısmı işlemeli elbiselere sıkça rastlayacağız.

Matthew Williamson



İngiliz modacı iyiki Pucci'nin başına geçmiş. Ondan daha iyi bu modaevini yansıtan başka bir modacı çıkamazdı çünkü. Ne de olsa kendi stili Pucci'ye çok yakın. Grafik baskılar ve renk coşkunluğu konusunda Pucci ondan iyisini bulamazdı. 2009 ilkbahar-yaz koleksiyonu bunu çok iyi yansıtıyor. Ara ara yumuşak, tatlı tonlar, Afrika desenleri, parlak renk geçişleri Williamson'un canlı bir koleksiyon hazırladığının kanıtı.

Naeem Khan



Neden bu kadar geç keşfettim bu Hintli modacıyı anlayamıyorum. Kendime çok kızdım şimdi. Gerçi bu sezonki kaftanlarıyla gözüme çarpmamış değildi hani. Gelecek yılki koleksiyonunu biraz daha farklılaştırmış; ama özünden hiçbirşey kaybetmeden, kendi değerlerine sahip çıkarak. Desenlerdeki eşsizliği, her karesinde kendini belli eden yoğun işçiliği, kumaşların naifliği, işlemeli vazoları andıran elbiseleri, kaftanları başka nasıl kelimelere dökebilirim ki? Elbiseler ateşle dans ediyor fütursuzca adeta. O degrade renk geçişleri, vücuttan akıp giden parlak saten kumaşlar, boyun kısmı mücevherlerle sarılmış elbiseleri bir de siz görün derim. Ne methiyeler düzdüm Naeem Khan'a böyle! Şaşırtıcı; ama zerresine kadar hak ediyor.

Marchesa



Eti puf puf, Eti puf puf, yumuşak ve tatlı Eti puf. Marchesa aynen böyle dedirttiriyor bana. Kıyafetler yumuşacık kalıplarda, renkler pamuk şeker kıvamında, kıyafetlerin üzerindeki detaylar şekerleme formunda olursa bana başka cingılların sözlerini de söylettirir. Marchesa kadını her zamanki gibi şıklığından ödün vermiyor yine. Kimi zaman Truvalı Helen oluyor, kimi zaman kırmızı halının sofistike kraliçesi. Nötr renklerle filtrelenmiş kıyafetlerin cazibeliği detaylara eklenmiş balon, çiçek, kurdela ve origamik çeşitlemelerle daha da cazip hale geliyor.

Marc Jacobs



Kim ne derse desin bu adam bir dahi! New York Moda Haftası'ndan ayrılıp Paris Moda Haftası'na geçiş yapsa, New York tüm renkliliğini kaybeder. Yatsınlar kalksınlar, Marc'a dua etsinler bu moda haftasını düzenleyen organizasyon şirketleri. Marc Jacobs gibi bir moda dehasını elinden kaçırmak delilik olur. Marc'ı yere göğe sığdıramıyorum; ama diğer modacıların da hakkını vermek lazım. Moda haftaları içinde en zengin, en kalabalık modacı portfyüne sahip moda haftası New York ne de olsa. Gelelim, Jacobs'un tasarımlarına. Japon kültürünün etkisi buram buram solunuyor. Kimono tarzı bluzlar, elbiseler, zengin el işçiliği, yana yatık minik şapkalar, oduncu gömleklerini andıran ekose desenler başlıca aklıma gelenler. Bir de tabii ki stiletto ve espadrilden bozma ayakkabılar. Marc kadını aksesuarı seviyor, şapkasız çıkmıyor. Louis Vuitton için hazırladığı bu sezonun kış kadını da başlarına semazenlerin giydikleri sikkeleri takmıştı hatırlarsanız. Doğu esinlenmesi oldukça çok modacıda.

Anna Sui



Artık iyice kanıksadım, Anna Sui'yi en sevdiğim modacılar listesine ekledim. 2008 sonbahar-kış koleksiyonu ile beni benden alan modacı yine yaptı yapacağını. 2009 ilkbahar-yaz kreasyonu da bir muhteşem. Anlamış oldum ki; bu kadın tam bir hippisever. Koleksiyon yine çiçek çocuk temalı, aralarda Doğu Avrupa kadınların giydiği geleneksel kıyafetler de çıkmıyor değil. Tam bir biblo bebek koleksiyonu! Bol, rahat elbiseler, çan etekler, Kızılderili desenleri, ekoseler, renklerdeki doygunluk hissi, çini vazoları andıran desenler... Daha ne diyeyim?

Carolina Herrera



Carolina Herrera'yı çok sevdğimden değil, gözüme çarpan bir-iki kıyafetini birkaç ünlü isimle özdeşleştirmemden dolayı bloguma konuk ediyorum. İlk baştaki siyah şifon üzerine parlak dore işlemeli elbiseyi Eva Mendes'in üzerinde görür gibi oldum bir an sanki. Petrol mavisi ikinci elbise ise tam Eva Longorialık. Sondaki kırmızı elbiseyi Pazar günü gerçekleşecek olan Emmy ödüllerinde Katherine Heigl'ın üzerinde görürüz belki.

Carlos Miele



Saten doku, nötr renkler, şık gece elbiseleri deyince aklımıza bir sürü isim geliyor şüphesiz. Bunun yanına bir de Carlos Miele'i ekleyin artık. Yumuşacık bir yaz koleksiyonu. Baştaki safari esintili elbise Jennifer Lopez'in meşhur Versace elbisesini andırıyor. Ebru Gündeş o dekolte kıyafetin daha bir usturuplu versiyonunu giymişti, hatırlarsanız.

Reem Acra



Bu Lübnanlılar da çok oluyor yahu! Prenseslere benzeme arzumuzu öyle bir kullanıyorlar ki; can evimizden vuruyorlar bizi. Avrupalı modacılar biraz ders alsınlar Doğulu meslektaşlarından. Kumaştaki insanı saran huzur hissi, desenlerdeki zengin işçilik, akordeon pliler, kelebeği andıran şifon kıyafetler, üzerleri oyalı kaftan ceketler herşeyi anlatıyor. Fazla söze ne hacet!

Resimler için kaynak: Style

Etiketler: ,

3 Comments:
Anonymous free-spirit said...
marc jacobs yine döktürmüş.marchesa, naeem khan, reem acranın kolleksiyonları süper!!

Blogger Umut said...
2009 İlkbahar-Yaz New York Moda haftası daha iyi özetlenemezdi :)

Blogger Simge said...
Her iki yorum için de çok teşekkürler :)